Ahlak Felsefesi

Ahlak Felsefesi nedir?

Ahlak Felsefesi

Ahlak felsefesi iyi ve doğru gibi kavramlar üzerinden evrensel ahlak kriterlerini belirleyen bir disiplindir.Din felsefesi metafizik ve idealizm gibi öğretiler bu felsefenin gelişmesinde önemli rol oynamıştır.

Bir çok filozof insanlık için evrensel bir ahlak yasasının söz konusu olamayacağını öne sürerek ahlak felsefesine karşı çıkmıştır.Bu filozofların başında Herakleitos yer alır.Efesli düşünüre göre, her şey görecelidir ve akıp gider, bireylerin bakış açıları birbirinden farklı olduğu için en somut olgular ve olaylar bile yoruma açıktır, mutlak bir geçerlikten söz edemeyiz ve tek bir doğrudan bahsetmek de imkansızdır.

Günümüzün en çok okunan filozoflarından biri olan Nietzsche , “Ahlâkın Soy Kütüğü Üstüne” adlı kitabında ahlak felsefesini eleştirmiştir. “Üst İnsan” kavramının yaratıcısı Nietzsche’ye göre ahlak, sadece bir baskı mekanizmasıdır.İnsan her türlü kuralı ve yasayı çiğneyerek özgürleşebilir.

Ahlak felsefesinde “din” ve “toplumsal sözleşme” önemli bir yer tutar. J.J. Rousseau tarafından kaleme alınan “Toplum Sözleşmesi” adlı kitap ahlak felsefesinin köşe taşlarından biri kabul edilir.Din ise bireyin hem vicdanını hem de içinde yaşadığı toplumla ilişkilerini düzenler.Huzurlu bir toplum kurmak içinse bir ahlak yasasına ihtiyaç vardır.Bu felsefeye göre toplumların ekonomik ve kültürel açıdan gelişmelerinin tek yolu ahlak yasasına tabi olmalarıdır.Aksi taktirde bir çok toplumda görüldüğü gibi yozlaşma kaçınılmaz olur.

İyi, kötü, vicdan, irade, ahlak yasası ve ahlaki karar ,bunlar ahlak felsefesinin temel kavramlarıdır.

Kafka’nın türkçeye “Aforizmalar” adıyla tercüme edilen kitabında iyi ile kötü kavramları geniş yer tutar.Kafka “iyi bir bakıma rahatsızlık vericidir” sözünde de belirttiği üzere dünyadaki mutlak gücün kötülük olduğunu ifade eder.Ona göre insanın iyi bir varlık olması için kendini gerçekleştirebilmesi gerekir.Kendini gerçekleştirmenin biricik yolu ise toplumdan uzaklaşmak ve yalnız kalmaktır.

İslam felsefesinde kötü kavramının karşılığı şeytandır.Ahlak metafiziğinde de geniş yer bulan şeytan kavramı açgözlülük ,şehvet ,yalancılık ve iki yüzlülük gibi olumsuz kişilik özellikleri ile eş değer tutulmuştur.

Ahlak felsefesi filozoflarının çoğunluğu , insan vicdanının en büyük mahkeme olduğu görüşünü savunmuştur.Bazı düşünürlere göre bir olgunun iyi ya da kötü olduğuna karar vermek için vicdanına danışmak yeterlidir.

İrade kavramı ,Varoluşçuluk ve İdealizmde de önemli bir yer tutar.Ahlak felsefesinde irade, özgürlüğün yegane ölçütüdür.Din felsefesinde ise insan iradeli bir varlıktır.İyi ile kötü arasında seçim yaparken aklını ve vicdanını kullanan insanlar kötü olandan uzaklaşıp iyiye yönelebilirler.

İslam filozoflarından Farabi, İbn Arabi, Gazali ve İbn Tufeyl henüz 8. yüzyılda ahlak felsefesinin temelini atmıştır.Daha öncesinde ise Sokrates ve Platon gibi düşünürler erdem, etik, ilke gibi kavramlar üzerine bir çok konuşma yapmıştır.Ahlak felsefesinin diğer temsilcileri ise Rene Descartes, David Hume ,Franz Kafka ve İbn Miskeveyh’tir.

Yorum Yap