Anlamına Göre Cümleler

Aşağıda, anlamına göre cümle çeşitlerinden 11 temel grubun (olumlu, olumsuz, soru, ünlem, yakın anlam, nesnel anlatımlı, öznel anlatımlı, neden – sonuç, amaç, koşul, karşılaştırma)  sınıflandırmaları bulacaksınız.

Anlamına Göre Cümle Çeşitleri

Olumlu cümleler

Yüklemde bildirilen işin, oluşun, hareketin gerçekleştiğini veya bir şeyin var olduğunu ifade eden cümlelerdir.

ÖRNEK
Tarımda makine kullanımı, verim artışı sağlar.

Dün akşamki yemek, çok eğlenceliydi.

Pek çok konuda bilgisi vardır.

Olumsuz Cümleler

Yüklem durumundaki eylem gerçekleşmemişse veya bir şeyin varlığı söz konusu değilse böyle cümleler olumsuzdur.

ÖRNEK
İşleri artık iyi gitmiyor.

Dün akşam yediğimiz yemek güzel değildi.

Bu konuda çok duyarsızdır.

Adamın hiçbir şeyi yokmuş.

 NOT  Cümledeki yargının olumsuzluğu, eylemin gerçekleşmemesi veya bir durumun olmamasıdır. “Olumsuz” sözcüğü ile kastedilen, budur. Yoksa “olumsuzluk”, kötü, istenmeyen, ahlaka veya kanunlara aykırı durumları ifade etmez.

ÖRNEK
Örneğin, “Çocuk, arkadaşını dövdü.” cümlesinde “dövmek” eylemi gerçekleştiğinden, cümle olumludur. Aynı cümleyi “Çocuk, arkadaşını dövmedi.” biçiminde söylersek eylem gerçekleşmemiş olur. Yani cümle olumsuz olur.
 NOT  Cümledeki yargıyı olumsuz kılan ekler ve sözcükler vardır. Bunların bilinmesi yarar sağlar.

Cümlede olumsuzluk yaratan bu unsurlar şunlardır:

a) “-me, -ma” olumsuzluk eki (fiillerde)

ÖRNEK
Beni hiç dinlemedin. (dinle-me-di-n)

Ne söylemeye çalıştığını anlamıyorum. (anla-ma-yor-um)

b) “-siz, -siz, -suz, -süz” (isimlerde)

ÖRNEK
Çok düşüncesizsin.

Bu yemek tuzsuzmuş.

c) “yok, değil” sözcüğü

ÖRNEK
Bu fotoğraf net değil.

Onunla bir sorunum yok.

Sana bir şey söyleyecek değilim.

d) “…ne …ne …” bağlacı (Anlamı olumsuz yapar)

ÖRNEK
Ne seninle ne de sensiz oluyor. (Seninle de sensiz de olmuyor.)

Günlerdir ne arayan var ne soran. (Arayan da soran da yok.)

 NOT  Cümlede olumsuzluk yaratan ögelerin bir tane olması anlamı olumsuz kılarken bu ögelerden ikisinin bir cümlede bulunması anlamı olumlu yapar. Böyle cümlelere biçimce olumsuz, anlamca olumlu cümle denir.

ÖRNEK
Ne söylediğini anlamıyor değilim. (anlıyorum)

O, duyarsız değildir. (duyarlıdır)

Sorunumuz yok değil. (Sorunumuz var.)

Gel de bu havada dışarı çıkma. (“Gel de” sözü, cümleye ikinci bir olumsuzluk anlamı verdiğinden, yüklemin anlamı olumlu hale gelmiştir.)

Sanki sen hiç yalan söylemedin. [“Sanki” sözü, cümlenin anlamını etkilemiş ve yüklem (söylemedin) anlamca olumlu (söylemedin) hale gelmiştir.)

 NOT  Bazı cümlelerde olumsuzluk ögesi bulunmadığı halde anlam olumsuz olabilir. Böyle cümlelerin anlamını, ne söylenmek istenildiğini düşünerek buluruz. Bu cümlelere biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümle denir.

ÖRNEK
Gel de bu işin içinden çık. (çıkamazsın)

Bu adama güven güvenebilirsen. (güvenilmez)

Aman, ne kadar da iyi bir iş yaptın! (iyi bir şey yapmadın.)

Soru Cümleleri

Bir merakı gidermek veya yanıt almak amacı ile oluşturulan cümlelerdir. Bu cümlelere gerçek soru cümlesi denir. Böyle cümlelerin sonunda soru işareti (?) vardır.

Cümlelerde soru anlamı yaratan sözcüklerden bazıları şunlardır: kim, ne, neyi, kimi ne zaman, nasıl, ne kadar, nereye, nerede den, hangi, kimin, “mi, mi” soru edatı …..

ÖRNEK
Size bunu kim söyledi?

Ne almamı istiyorsun?

Bize ne zaman geleceksiniz?

Nasıl kitaplardan hoşlanırsın?

Bunu nereden aldın?

Hangi öğrenciler yarışmaya katıldı?

Bana mesaj bırakan, sen miydin?

Her şeyi anlattı mı?

Bazı cümleler, soru ögesi taşıdığı, sonunda soru işareti olduğu halde soru cümlesi sayılmaz. Çünkü böyle cümleler merak gidermek, yanıt almak amacıyla oluşturulmamıştır. Asıl amaç, soru sormak değil, cümleyi olumlu veya olumsuz yapmak ya da duygusal bir durumu yansıtmaktır. Bu amaçla oluşturulan cümlelere sözde soru cümlesi denir.

ÖRNEK
Bu iddiaları kim kanıtlayabilir? (Kimse kanıtlayamaz.)

Anlam: olumsuz

Sana kim karşı koyabilir? (Kimse karşı koyamaz.)

Anlam: olumsuz

Sen romantizmden ne anlarsın? (Anlamazsın.)

Anlam: olumsuz

Bu haksızlık karşısında nasıl sessiz kalabilirim? (Kalamam)

Anlam: olumsuz

Sen yaparsın da ben yapmam mı? (Yaparım)

Anlam: olumlu

Sen ikram edersin de ben almaz mıyım? (Alırım.)

Anlam: olumlu

Bakabilirsin:  Anlatım Özellikleri

Annesini kim sevmez? (Herkes sever.)

Anlam: olumlu

Ünlem Cümlesi

Korku, kızgınlık, öfke, pişmanlık, hayıflanma, hayranlık, seslenme gibi bir heyecan değeri taşıyan cümlelerdir. Bir cümlenin ünlem cümlesi olması, anlamından veya ünlem sözcüğü içermesinden dolayı gerçekleşebilir. Bu cümlelerin sonunda ünlem işareti (!) bulunur.

ÖRNEK
Ne mutlu Türk’üm diyene!

Ey, Türk gençliği!

Bu hatayı nasıl yaptın!

Gelsene buraya!

İmdat!

Yazık, ne kadar da gençmiş!

Nesnel Anlatımlı Cümleler

Kişiden kişiye değişmeyen, kanıtlanabilir. somut anlatıma sahip cümleler nesneldir

ÖRNEK
Yazarın tiyatro yapıtlarından ikisi, televizyona uyarlandı

Akşam karanlığı çökünce çiftçiler, tarlalarındaki işi bırakıp evlerine çekildi

Tiyatrocular, iki bölümden oluşan oyunu bu akşam bu salonda sahneleyecekler

Öznel Anlatımlı Cümleler

Kişiden kişiye değişen, yorum içerikli cümleler özneldir (sübjektif Aşağıdaki cümlelerde altı çizilerek gösterilen sözlerin cümleye kattığı anlama dikkat ediniz

ÖRNEK
Yazarın en güzel tiyatro yapıtlarından ikisi, televizyona uyarlandı.

Akşamın hüzünlü karanlığı çökünce çiftçiler, tarlalarındaki isi bırakıp rahat evlerine çekildiler.

Ozanın üslubunu bütün yönleriyle yansıtan bu şiirini, çok farklı bir yorumla okudular

Yakın Anlamlı Cümleler

Yakın anlamlı cümlelerle ilgili sorularda, soru kökünde bir cümle verilir ve bu cümlenin anlamına en yakın cümlenin seçeneklerden bulunması istenir. Başka bir soru tipi de seçeneklerde verilen cümleler arasından anlamca ilgili olmayanı bulduran sorulardır. Her durumda, cümlelerin ne ifade ettiği, en doğru biçimde anlaşılmalıdır. İfade edilen anlamın başka sözcüklerle belirtildiği cümleyi bulabilmek için cümleler dikkatli okunmalı ve yorumlanmalıdır. Bu konuyla ilgili soru çözmek yararlı olacaktır.

Neden-Sonuç Cümleleri

“için, -den dolayı, -den ötürü, nedeniyle, -den/-dan” edatları ve ekleri iki yargı arasında böyle bir ilişki kurar.

ÖRNEK
Yağmur yağdığı  için  pikniğe gidemedik.

  1. yargı (neden) II. yargı (sonuç)

Ders çalışmadığından  sınıfını geçemedi.

  1. yargı (neden) II. yargı (sonuç)

Aramadığından  dolayı  annesi kızdı.

  1. yargı (neden) II. yargı (sonuç)

Amaç Cümleleri

“-mek/-mak için, -mek/-mak üzere, -e, -a”

ÖRNEK
Ekmek almak için bakkala gitti.

  1. yargı (amaç) II. yargı

Sizi görmeye geldim.

Dilekçesini vermek üzere müdüre gitti.

 NOT  Neden-sonuç ile amaç ilişkilerini birbirlerinden ayırmanın pratik yollarından biri şudur: İkinci yargıya, birincisi için “Nedeni nedir?”: birinci yargıya ikincisi için “Sonucu nedir?” soruları sorulur. Böylece ortaya çıkan yanıtlar mantıklı bir neden-sonuç ilişkisi kuruyorsa anlam ilişkisi “neden-sonuç”tur. Şematik olarak şöyle gösterebiliriz:

ÖRNEK
Yağmur yağdığı için pikniğe gidemedik.

Yağmurun yağmasının sonucu nedir? (Cevap: Pikniğe gidememe.)

Pikniğe gidememenin nedeni nedir? (Cevap: Yağmurun yağması.)

Pikniğe gidememenin nedeni, yağmurun yağmasıdır. Yağmurun yağmasının sonucu, pikniğe gidememektir. Amaç ilişkisinde böyle bir ilgi kurulamaz.

 NOT  “-dik” ekini alan bir eylemsi ile “için” edatı bir arada kullanıldığında genellikle neden-sonuç anlamı ortaya çıkar. “İçin” edatı, “-mek, -mak” ekiyle bir arada kullanıldığında ise genellikle “amaç” anlamı ortaya çıkar.

ÖRNEK
Yağmur yağdığı için pikniğe gidemedik. (neden-sonuç)

Bize yalan söyledikleri için onlara artık güvenemeyiz. (neden-sonuç)

Ekmek almak için bakkala gitti. (amaç)

Çalışmak için bu şehre gelmiş. (amaç)

 NOT  Neden-sonuç ilişkisini bulduran kimi sorularda, bir parçada numaralanmış cümleler arasındaki anlama sorulmaktadır. Böyle bir soruda “kendinden önceki cümlenin gerekçesi ya da nedeni” soruluyorsa iki cümle arasına “çünkü, bunun sonucunda, böylece” sözcüklerinden biri getirilerek cümleler okunmalıdır.

Koşul (Şart) Cümleleri

Böyle cümlelerde fiillerin şart çekiminden (-se, “sa) başka “ancak, ama, fakat yalnız” sözcükleri kullanılır.

ÖRNEK
Sana izin veririm; ancak geç kalmamalısın. (Geç kalmamak şartıyla izin verilecek.)

Buraya gelirsen onu görürsün. (Görmenin koşulu gitmektir.)

İstediğin parayı veririm; ama hemen ödemen suretiyle. (Para, hemen ödeme koşuluna bağlı olarak verilecektir.)

Karşılaştırma Cümleleri

İki kavram, olay, varlık arasındaki benzerlik, farklılık, eşitlik ya da üstünlük durumlarını ortaya koyan cümlelerdir.

ÖRNEK
Kardeşin senden daha çok çalışıyor. (Kardeş, üstün tutuluyor: üstünlük)

Cennet gibi bir yer burası. (Cennete benzetiliyor: benzetme)

O da senin kadar iyidir. (İki kişi, iyilik bakımından eş tutuluyor: eşitlik)

Söz uçar, yazı kalır. (Kalıcılık bakımından “söz ve yazı” arasındaki fark belirtiliyor.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir