C Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

C Harfi ile Başlayan Deyimler

CADI KAZANI: Kötülüklerin kaynaştığı, herkesin birbirini kötülediği yer.

CAMI ÇERÇEVEYE İNDİRMEK: Kavga çıkarıp her şeyi kırıp dökmek.

CAMBUL CUMBUL: 1) içinde temel maddesi az, suyu çok olan yemek gibi şeyler. 2) Su içinde çırpınarak çalkanma sesi çıkarmak.

CANA CAN KATMAK: Yaşam sevincini, mutluluğunu artırmak.

CAN ALACAK YER (nokta): Üzerinde en çok durulması gereken en önemli yeri.

CANA MİNNET BİLMEK: Çok istediği, beklediği şeylerden saymak.

CAN ATMAK: Bir şeye bir an önce kavuşmayı istemek. (Aşırı istek)

CANA YAKIN: Kendini sevdiren, sevimli, sokulgan.

CAN DAMARI: En gerekli, yaşamayı sağlayan en önemli araç.

CAN DAMARINA BASMAK: Sonuç alınacak en gerekli noktası üzerinde ısrarla durmak.

CAN DAYANMAMAK (bir şeye): Bir acı, bir sıkıntı, bir istek karşısında direnme gücü kalmamak.

CAN DÜŞMANI: Öldürmeyi amaçlayan.

 CAN EVİ: 1) insan vücudunun en değerli organı, kalp. 2) En çok duyarlık gösterilen şey.

CAN EVİNDEN VURMAK: 1) Öldürecek biçimde vurmak. 2) İnsanın en duyarlı olduğu yana saldırmak. CAN HAVLİYLE : Canını kurtarma korkusu ile gösterilen tepki.

CANI ÇEKMEK (gönlü çekmek): Elinde olmadan bir şeye istek duymak. (Arzu)

CANI ÇIKMAK: 1) Ölmek. 2) Zor bir işin verdiği yorgunlukla, bitkin durumda kalmak. 3) Herhangi bir nedenle örselenip yıpranmak.

CANI GİTMEK: Beğendiği, çok sevdiği bir şeye zarar gelecek diye kaygılanmak.

CANINA DEĞMEK: Kendisine yarar sağlandığı, yardım gördüğü için çok sevinmek. (Yardım görmenin sevinci)

CANINA OKUMAK: 1) İyi bir şeyi kötü duruma getirmek. 2) Bir kimseyi büyük bir yıkıma uğratmak. (Kötülük)

CANINA TAK DEMEK (etmek) (canına yetmek): Sıkıntının verdiği usançtan yılgınlık duymak. (Bezginlik)

CANINA YANDIĞIM (ın): 1) Kurban olduğum. 2) Allah’ın belası. 3) Hiçbir şeye benzemez şey.

CANINDAN BEZMEK (bıkmak, usanmak): Sıkıntı ve eziyet yüzünden yaşamdan soğumak, usanç duymak.

CANINI DİŞİNE TAKMAK: Büyük dertleri, tehlikeleri göze almak. (Acılara katlanma gücü).

CANININ İÇİNE SOKACAĞI GELMEK: Birine, bağrına basmakla bile kanmayacağı aşırı sevgi duymak. (Gerçek ve derin sevgi)

CANINI SIKMAK: Bir kişi, bir olay, bir durumdan dolayı sıkıntı, üzüntü içinde kalmak, neşesi kaçmış olmak,

CANINI SOKAKTA (pazarda) BULMAMAK: Sağlığının değerini bilerek olur olmaz şeyler için vücudunu yıpratmamak. (Yaşama verilen değer)

CANINI VERMEK: Sevdiği, ya da sonuç almak istediği bir şey için gerektiğinde ölümü göze almak.

CANINI YAKMAK: 1) Birine acı verecek davranışta bulunmak. 2) Birine zarar vermek.

Bakabilirsin:  B Harfi ile Başlayan Deyimler ve Anlamları

CANI SIKILMAK: 1) işsizlikten, başıboşluktan bunalıma düşmek. 2)Bir duruma, olaya üzülmek. 3) Birine kızmak.

CANI TATLI: El bebek gül bebek yaşamak isteyen, sıkıntı ve zorluklara katlanmak istemeyen. (Nazlı olma ve hazıra konma)

CANI TEZ, (içi tez), (tez canlı): Aceleci, ivecen, bir işin hemen yapılmasını ister yaradılışta olan.

CANI YANMAK: 1) Vücudunun herhangi bir yeri kendine acı vermek. 2) Zarar etmek, kaybı olmak.

CAN KULAĞIYLA DİNLEMEK: Söylenenleri özenle, bir şeyler öğrenmek amacı ve isteğiyle dinlemek. (İyi dinlemek öğrenmenin yarısıdır.)

CANLA BAŞLA: Olanca gücü ile, her türlü özveriye katlanarak. (Özveride bulunma)

CANLI YAYIN: Radyo ve televizyonda kişilerin ses, davranış durumlarını aynı anda doğrudan veren yayın.

CAN PAZARI: Herkesin canını kurtarma derdine düştüğü ölüm – kalım yer.

CAN SIKINTISI: 1) İşsiz, boş durmaktan duyulan tedirginlik. 2) Üzücü bir olaydan duyulan bunalım.

CAN VERMEK: 1) Ölmek. 2) Ölümü göze alacak kadar bir şeyi istemek. 3) Bir şeyi canlandırmak, güçlendirmek.

CAN YAKMAK: 1) Birine acı çektirmek, eziyet etmek. 2) Birine büyük zarar vermek.

CAN YOLDAŞI: En yakın arkadaş, her zaman birlikte yaşanılan kimse.

CART CURT ETMEK: Şunu şöyle, bunu böyle yapacağını yüksekten atarak söyleyip durmak.

CART KABA KAĞIT: Senin yüksekten atıp tutmana aldıran yok.

CEBİ DELİK: Parasız, cebinde para tutmayan.

CEBİNİ DOLDURMAK: Her fırsattan yararlanarak çok para kazanıp zengin olmak. (Fırsatçılık)

CEHENNEM AZABI: Çok derin üzüntü.

CEMAZİYELEVVELIN BİLMEK (birinin): Geçmişte ne gibi kötülükler yaptığını bilmek.

CİĞERİ BEŞ PARA ETMEMEK: Değersiz, hiçbir işe yaramaz olmak.

CİĞERİNİ SÖKMEK (birinin): Birine çok büyük zarar vermek, cansız duruma getirmek,

CİM KARNINDA BİR NOKTA: Çok bilgisiz, cahil.

CİN FİKİRLİ: Çok zeki, işin daha çok kurnazca yanlarını düşünen.

CİNLER CİRİT (top) OYNAMAK (içinde): Çok issiz, kimsesiz yer, meydanın cinlere kaldığı yer olmak.

 CİRİT ATMAK: Zararlı yaratıklar ortalığı boş bulup istedikleri gibi hareket etmek.

CURCUNAYA ÇEVİRMEK (ortalığı): Herkesin ne söylediği anlaşılmayacak gürültü ve karışıklık içinde

bırakmak.

CÜMBÜR CEMAAT: Hep beraber, topluca.

CÜMLE KAPISI: Konak, saray gibi büyük yapıtlarda önde bulunan ve gösterişli biçimde yapılmış kapı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir