Dilin İşlevleri

Dilin İşlevleri 6 maddeye ayrılır:

Göndergesel İşlevi

Dilin bilgi verme işlevidir. Dilin bu işlevinde asıl amaç, gönderge konusunda doğru, nesnel, bilgi vermektir. Bu işlev daha çok bilimsel yazılarda, kullanma kılavuzlarında, nesnellik gerektiren anlatılarda, gazete haberlerinde karşımıza çıkar.

Heyecana Bağlı İşlevi

Bu işlev “göndergesel işlev’in aksine öznel yargılardan oluşmaktadır. İletiyi gönderen kişinin tutumunu belirtir. Bir ileti duygu ve heyecanlarını dile getirme amacıyla oluşturulmuşsa dilin heyecana bağlı işlevi kullanılmış olur. Çünkü bu işlevde daha çok duygular, sevinçler, korkular, heyecanlar dile getirilir. Birine gönderilen mektupta, duygusallığın ağır bastığı şiirlerde dilin heyecana bağlı işlevinden sıkça yararlanılır.

Alıcıyı Harekete Geçirme İşlevi

Bir çağrı işleviyle düzenlenen bu işlevde alıcıda tepki yaratmak, onda herhangi bir davranış değişikliği meydana getirmek amaçlanır. Daha çok reklamcılık sektöründe, reklam metinlerinde, yemek tariflerinde, propaganda içerikli siyasi metinlerde dilin bu işlevi kullanılır. Bu tür metinlerde alıcıyı da işin içine çekmek, onun bir şeyleri sorgulamasını sağlamak amaçlanır.

Kanalı Kontrol İşlevi

İletinin alıcıya ulaşıp ulaşmayacağını denetlemektir. Göndericinin, alici arasında devam eden iletişimin kesilip kesilmediğini, iletişimin düzgün olup olmadığını kontrol etmesiyle dilin kanalı kontrol işlevi gerçekleştirilmiş olur. Örneğin sınıfta öğretmenin ders anlatırken anlattığı şeylerin öğrenciler tarafından dinlenip dinlenmediğini; yani alıcının iletişim kanalından faydalanıp faydalanmadığını “Beni anladınız değil mi?”, “Söylediklerim anlaşıldı mı?” gibi sözlerle denetlemesi dilin kanalı kontrol işlevini yansıtan iletilerdendir.

Dil Ötesi (Üst Dil) işlevi

Dille ilgili bilgi vermek amacıyla gönderilen iletilerde dilin bu işlevi kullanılmış olur. “Artık geç oldu eve gidelim mi?” iletisinde göstergeler dille ilgili değilken; sözcüğün türlerini anlatan cümlelerde dilin dil ötesi işlevi kullanılmış olur. “İsimleri soru yoluyla belirten sifatlara, soru sifatı denir.”, “iş, oluş, hareket, durum bildirerek belli bir yargıyı karşılayan sözcüklere eylem denilmektedir.” gibi iletiler dilin kendisi ile ilgili bilgi içermekte ve dilin dil ötesi işlevini yansıtmaktadır.

Dilin Şiirsel (Sanat) işlevi

Bir iletide iletilmek! istenen yine iletinin kendisiyse dilin şiirsel işlevi kullanılmış olur. Dilin şiirde kendine özgü bir işlevi vardır. Günlük hayatta kullandığımız dilin çeşitli imkanlarını kullanan şair, onu sıradan bir konuşmadan çok daha farklı şekillere sokar. Şair tüm insanların hissettiği. duyduğu, düşündüğü şeyleri sıradanlıktan kurtarıp duygu, düşünce ve hayalleri elle tutulur, gözle görülür şekli ve boyutları olan bir görüntü haline dönüştürür. Şiirsel metinlere kaynaklık eden duygu, düşünce ve hisler pek çoğumuz tarafından duyulmuş, yaşanmış veya zihninde tasarlanmış şeylerdir ancak sanatçının bunları ifade etme tarzı bizimkinden çok farklıdır. Sanatçı, dilin şiirsel işlevini kullandığı bu tür metinlerde gerçeği şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat etmeye çalışan bilimsel gerçekliğin aksine; onu sadece sezdirir, telkin eder. Dilin şiirsel işleviyle yazılan metinler okuyanda farklı anlamlar, duygular uyandırır.

Dilin şiirsel işlevinin kullanıldığı bu tür metinlerde iletişimin en önemli unsurlarından olan gönderici (sanatçı) ile alici (okuyucu) arasındaki bağ bu tür metinlerin kendisiyle oluşur. Bu tür metinlerde şiirin kendine has dili kullanıldığı gibi söz sanatları, çağrışım gücü yüksek sözcükler, sözcüklerin günlük yaşamdan farklı anlamlarda kullanılması söz konusu olabilir. Dilin kullanımı tamamen o metni kaleme alan kişinin elindedir. Sanatçı, okuyucuya iletmek, hissettirmek istediği iletiyi istediği şekilde aktarabilmek için dilin bütün olanaklarından yararlanır. Hatta çoğu zaman kendi olanaklarını kendi kurar ve dilin yapısını da zorlayarak iletmek istediğini okuyucuya (alıcıya) aktarır.

Bakabilirsin:  Zarf (Belirteç)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir