Oğuz Atay

Türk Edebiyatının Önemli İsimlerinden Oğuz Atay

Son günlerde televizyon dizilerinde ve sosyal medyada karşımıza çıkan ”albayım” sözcüğünün yaratıcısıdır Oğuz Atay. Pek çoğumuz bu kelimeyi sıklıkla görüyoruz. Bu nedenle bu makalede sizlere Oğuz Atay’ın hayatından,eserlerindenbahsetmek ve onu ne kadar anlayabildiğimizi değerlendirmek istiyorum.

Oğuz Atay Kimdir? 

1934 yılında İnebolu’da hayata gözlerini açan Oğuz Atay Ankara Maarif Koleji’ndeki eğitiminin ardından İTÜ inşaat fakültesini bitirdi. 1960 yılında İnşaat bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Tabi bu sırada pek çok dergi ve gazetede makaleleri yayımlanmaktaydı. Askerlik yaptığı yıllarda kurduğu dostluklar sayesinde ”pazar postası’ ‘adlı gazetede imzasız yazılar ve çeviriler yayımladı. Burada Turgut Uyar, Ece Ayhan, Cemal Süreyya gibi pek çok tanıdık isimle arkadaş olmuştu.

Eşi ve Çocukları

Fikrîye Fatma Gürbüz ile 2 Haziran 1961 yılında evlendi ve Özge adında bir kızları oldu. Bu evlilik 6 yıl sürdü.

Eserleri

1971-1972 yılları arasında yayımlanan ”Tutunamayanlar” adı eseri çok önemli tartışmalara yol açtı. Bu tartışmalar üzerine Oğuz Atay ” Böyle basit ölçülerle insanı değerlendirirler, Dostoyevski’yi okumamışlarıdır bilmezler” diye gönderme yapmıştır.TRT 1970 Roman Ödülü’nü kazanan bu eserin tartışmaları halen devam etmektedir.

Oğuz Atay bu eserini hayatının çok zor bir döneminde kaleme almıştır. Arkadaşı ile kurduğu şirketin battığı,evliliğinin bozulduğu bir dönemde. Bu sırada arkadaşı Uğur Ünel’in eski eşi Sevin Seydi ile aralarında bir ilişki başlamış ve Tutunamayanlar adlı eserini çok sevdiği Sevin Seydi ve kendi hayatına son veren en yakın arkadaşı Ural’a ithaf etmiştir. Kitabında bahsettiği Selim Işık en yakın arkadaşı Ural’dır. Aslında karakterlerinin her bir parçasında bir parça Oğuz Atay vardır. Kalabalıklar içerisinde hiç bir yere tutunamayan. Tutunamayanlar’ın kitap kapağını Sevin Seydi tasarlamıştır.Tutunamayanlar bir başkaldırı olarak nitelendirilmiştir.

1973 yılında Tehlikeli Oyunlar adlı eseri kaleme alan Oğuz Atay bu eserinde Hikmet’in içindeki ses olan Albay ile konuşmaları dikkat çekici niteliktedir.Tıpkı Tutunamayanlar’daki Turgut Özmen’in Olric ile konuşması gibi. Bu iki büyük eser Türk edebiyat tarihine adını altın harflerle kazımış ve kitap okumayı seven herkesin mutlaka okuması ve anlamaya çalışması gereken eserlerdir.

Bu iki eser haricinde Oğuz Atay’ın öykülerini tek bir kitapta topladığı ”Korkuyu Beklerken”,hocası Mustafa İnan’ın hayatını romanlaştırarak yazdığı ”Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnan” adlı eserleri de vardır.

Ölümü

Oğuz Atay’ın baş ağrıları 1976’nın sonunda iyice artmıştır.Aldığı ilaçlar baş ağrısını geçirmemiştir. Kısa süre zarfında Atay’ın beyninde iki tümör olduğu anlaşılmıştır fakat bunlardan sadece biri ameliyat ile alınabilmiştir. Aradan bir yıl geçer. Tarih 13 Aralık 1977. Oğuz Atay arkadaşı Altay Gündüz’ün evinde banyoya gider. Uzun bir süre sessizlik olur. Atay’a seslenirler ”nasılsın Oğuz?” Oğuz Atay banyodan cevap verir.” Sevinmeyin daha ölmedim.” Ardından yine sessizlik olur banyo kapısı kırılır ve Oğuz Atay ölmüştür.

Ölümünün Ardından

Tamamlayamadığı ”Eylembilim” ve ”Günlük”adlı eserleri yayımlanmış ”Oyunlarla Yaşayanlar” adlı tiyatro eseri sahnelenmiştir. Eylembilim adlı eserinde üniversiteli gençlerin arasında geçen sağ sol çatışmaları roman biçiminde anlatılmıştır. Büyük proje olarak adlandırdığı ”Türkiye’nin Ruhunu’’ yazamamıştır.

Çok büyük eserleri ardında bırakan Oğuz Atay’ın makalesini ” Ben buradayım sevgili okuyucum sen neredesin acaba?” sözleri ile  bitirmek istiyorum.

 

Yorum Yap