Realizm Nedir?

Realizm nedir? Temsilcileri kimlerdir?

Realizm felsefi gerçekçilik, ruhçu ve maddeci gerçekçilikten farklı olarak, çağdaş felsefi gerçekçilik; bizim gerçekçiliğimizin bazı yönlerini kavramsal şemaları, dil bilimsel uygulamaları, inançların ontolojik olarak bağımsız olduğu inancıdır.

19. yüzyılın ikinci yarısında romantizm ve klasisizm akımlarına karşı bir başkaldırı olarak Fransa’da ortaya çıkan bir düşünce akımıdır.Bu akım etkisini hem sanat dünyasında hem de edebiyat alanında göstermiştir.

Realizmin ana düşüncesini ,nesnelerin varoluşlarının ve neye benzediklerinin bizden ve bizlerin onlara ulaşmasından bağımsız olduğu meydana getirir. Örneğin güneş sisteminde kaç tane gezegenin olduğu, bizim orada kaç tane olacağını düşünmemize, olmasını istememize veya araştırmamıza bağlı olarak değişmez, yine elektronların veya güç alanlarının var oluşları veya dayandığı temeller bizim inandığımız teori olmadan da varlardır.

Realizm, gerçekle olan uygunluğu ele alır ve gerçek hakkındaki bilgilerimizi insanoğlunun bilmeye ve kavramaya ait kabiliyetlerinin mümkün olan en iyi uygulamalardan sonra inandığı gibi ayrı bir konu olarak tanımlar.Bu durum özün değişiminden çok görüş acısının değişimidir.

Varlık olgusal değil mantıksaldır; bu yüzden de varoluş gibi bilincin dolaysızca karşısında olan değil, tam tersine bizzat bilinç, düşünce ,zihin ya da us olgusal bireysel ve öznel değil ,tam tersine soyut, evrensel ve nesnelerdir. Bu yüzden de gerçek var oluşu bulunmayan bu mantıksal varlık ,her şeyin kaynağıdır ve evrenin ancak onunla açıklanabileceği bir ilk ilke ya da son erektir.

Ortaçağ felsefesinde ,önce, tümellerin bireylerden ayrı ve daha yüksek bir varoluşa sahip olduklarını öne süren radikal kavram Realizmi egemen olmuştur.Patristik felsefesinin büyük düşünürü St. Augustinus hem Platon’dan miras alınan radikal kavram realizmini savunmuş ve hem de bu görüş üzerinde görünüşte önem taşıyan bir takım değişiklikler yapmıştır.Buna göre tümeller Platon’da olduğu gibi, tikellerden ayrı ve bağımsız bir biçimde varolan formlar olarak değil de, Tanrı zihnindeki ideler olarak düşünülmüştür.

Realizmin temelini oluşturan fikir, nesnelerin insan zihninden bağımsız bir varoluşa sahip olduğu fikridir.Sokrates tarafından dile getirilen bu düşünce Platon ve Aristoteles tarafından geliştirilmiştir.Yeni realistler arasında Yer alan önemli filozoflar arasında Thomas Aquinas , Russell ve Moore sayılabilir. Sokrates mutlak ve değişmez olanla değişen arasındaki ilişki ile ilgileniyordu.Ona göre doğru ve yanlış, zaman ve mekandan bağımsız kurallara bağlıydı ve biz bunlara ancak mantık kullanarak ulaşabilirdik.

Temsilcileri
Platon

Platon

Aristoteles
Aristoteles

Thomas aquinas
Thomas Aquinas

Bertrand Russell
Bertrand Russell

George moore
George Moore

Yorum Yap