Ses Bilgisi

Ses bilgisi Türkçede seslerin özellikleri ve sözcüklerde meydana gelen ses olayları, yazım kurallarını da ilgilendiren konudur.

Seslerin Özellikleri

Sesler, özellikleri yönünden ünlü ve ünsüz olmak üzere iki grupta incelenir.

Ünlüler (Sesliler)

Ses yolunda herhangi bir engele takılmadan çıkan seslerdir. Ünlüler tek başlarına söylenebilen, tek başlarına hece ya da sözcük olabilen seslerdir. Türkçede 8 ünlü vardır. Ünlüler, kalın ya da ince, düz ya da yuvarlak, geniş ya da dar olma özelliklerine göre aşağıdaki biçimde gruplandırılır.

Dudakların durumuna göre Düzler Yuvarlaklar
Ağzın açıklığına göre

(Alt çenenin açıklığına göre)

Genişler Darlar Genişler Darlar
Dilin

durumuna

göre

Kalınlar a ı o u
İnceler e i ö ü

 

a Düz, geniş, kalın o Yuvarlak, geniş, kalın
e Düz, geniş, ince ö Yuvarlak, geniş, ince
ı Düz, dar, kalın u Yuvarlak, dar, kalın
i Düz, dar, ince ü Yuvarlak, dar, ince

Ünsüzler (Sessizler)

Tek başlarına söylenemeyen, ancak bir ünlünün yardımıyla söylenebilen seslere denir. Bu sesler, konuşma organlarına takılarak çıkar. Türkçede 21 ünsüz vardır. Bunlar, özelliklerine göre şöyle sınıflandırılır:

 

Çıkış yerine göre

SERT YUMUŞAK
Sürekli Süreksiz Sürekli Süreksiz
Dudak f p m, v b
Diş s,ş ç, t j, l, n, r, z c, d
Damak k ğ, y g
Gırtlak h

Ünlü Uyumları

Büyük Ünlü Uyumu

Ünlülerin kalınlık-incelik yönünden uyumudur. Bir sözcükte kalın ünlülerden sonra kalın, ince ünlülerden sonra ince ünlülerin gelmesi kuralıdır: anlamlı, boyamak, işlevsel, görüntü…

 UYARI  Büyük ünlü uyumuna uymayan Türkçe sözcükler vardır: anne (ana), elma (alma), kardeş (karındaş), hangi (kangi), şişman

 UYARI  Sözcüklere eklenen ekler de genellikle bu kurala uyar; ancak Türkçedeki altı ek, ünlü uyumlarını bozar: -yor: geliyor, görüyor, istiyor vb. -ken: koşarken, atarken vb. -leyin: sabahleyin, akşamleyin vb. -ki: onunki, dışarıdaki, akşamki vb. -(i)mtırak: yeşilimtırak, ekşimtırak vb. -taş: meslektaş vb. -gil: dayımgil, baklagiller vb.

 UYARI  Birleşik sözcüklerde ünlü uyumları aranmaz: bakabilmek, Atakule, Pamukkale vb.

Küçük Ünlü Uyumu

Bir sözcükteki ünlülerin düzlük – yuvarlaklık bakımından uyumudur. Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlülerden (a, e,1,i) biri bulunuyorsa diğer hecelerdeki ünlüler de düz olur. İlk hecede yuvarlak ünlü varsa bundan sonraki hecede dar ünlü bulunamaz; ilk hecedeki yuvarlak ünlülerden (0,0,u, ü) sonra ya düz-geniş (a,e) ya da dar-yuvarlak (u,ü) ünlüler gelir: oduncu, görüntü, kulaklık, öğrenci vb.

Büyük ünlü uyumu da dikkate alındığında küçük ünlü uyumu kuralına göre “a, i/e, i” ünlüleri birbirinden sonra gelebilir. “O, Ö, u, ü” ünlülerinden sonra ise “u, ü, a, e” gelebilir.

 UYARI  Dilimizde “0,0” yuvarlak ünlüleri yalnızca ilk hecede bulunur (-yor eki hariç).

 UYARI  Büyük ünlü uyumuna uymayan “ki” eki, küçük ünlü uyumuna uyarak yuvarlaklaşır: dünkü, bugünkü

 UYARI Türkçe sözcüklerden bazıları, küçük ünlü uyumuna aykırıdır: yağmur, çamur, kabuk, tavuk, kavun…

Ünsüz Benzeşmesi

Bir sözcüğün sonunda sert ünsüz (f,s,t,k,ç,ş,h,p) bulunuyorsa bu sözcüğe gelen ekler de sert ünsüzle başlar. Başka bir deyişle, sert ünsüzlerle yumuşak ünsüzler (b,c,d,g) yan yana gelemez: af-tan, kes-ti, martta, 4’ten (dörtten), çiçek-ten, kaç-tı, düş-kün, 1985’te (bin dokuz yüz seksen beşte), bırakmış-tır, ilah-tır, çaptan, Sinop’ta.

 NOT  Kimi sözcüklerde bu kurala aykırılık bulunabilir: üçgen, dörtgen, örtbas, Mertcan, çocukcağız vb.

Ünsüz Yumuşaması

İki ünlü arasında kalan sert ünsüzler (p, ç, t, k) yumuşayarak “b, c, d, g/ğ”ye dönüşür. dolap – a > dolaba, çekiç – e > çekice, kanat – 1 > kanadı, dip – i > dibi, geçit -i > geçidi, kapak-ı > kapağı vb.

 UYARI  Tek heceli sözcüklerin ve yabancı kökenli sözcüklerin birçoğunda bu kurala uyulmaz: sac / saçını, üç / üçünü, kek / keki, kök/köküne, ip/ipe, küp / küpünü, at / atina, süt / süte; merak / merakı, hukuk / hukuka, cumhuriyet / cumhuriyetin, sepet / sepete.

 UYARI  Kimi sözcüklerde sert ünsüz, iki ünlü arasında kalmadığı halde yumuşar: kalp – e > kalbe, yurt – u – muz > yurdumuz, renk – i>rengi, art – ı > ardı, harç – ı > harcı

 UYARI  Sonunda “p, ç, t, k” ünsüzlerinden biri bulunan özel adlara ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sert ünsüz, yalnızca söyleyişte yumuşatılır. Yumuşama yazıda gösterilmez: Mehmet’i (söyleyiş:Mehmedi), Recep’i (söyleyiş: Recebi), Zonguldak’ı (söyleyiş: Zonguldağı) vb.

Ünlü Daralması

Sonunda düz-geniş ünlü (a,e) bulunan eylemlere “-yor” eki getirildiğinde bu ünlüler darlaşarak “,,,ü” olur: bekle-yor > bekliyor, kana-yor > kanıyor, bulma-yor > bulmuyor, görme-yor > görmüyor vb.

“De-, ye” eylemlerinde de kimi durumlarda daralma görülür: de-y-en > diyen, ye-y-ecek-siniz > yiyeceksiniz

Ses Düşmesi

Ünlü Düşmesi

Genellikle iki heceli sözcüklerin ikinci hecesindeki dar ünlü (i, i, u, ü)ler, sözcüklere ünlü ile başlayan ya da tek ünlüden oluşan bir ek getirildiğinde düşer. Buna hece düşmesi de denir: burun – a> burna, koyun – u-n-a (bağrına) > koynuna, oğul-u > oğlu, gönül – ün – de > gönlünde, fikir – im > fikrim, koku-la-mak > koklamak, ileri-le-mek > ilerlemek, devir- il- > devril-, kavuş-ak > kavşak, sıyırık > sıyrık

“Sararmak (sarı -ar – mak), sıcak (ısıcak), kahvaltı (kahve altı), sendin (sen idin), Metin’miş (Metin imiş)” gibi örneklerde de ünlü düşmesi görülür.

 NOT  Yardımcı eylemle kurulan birleşik fiillerin bazılarında da ünlü düşmesi görülür: sabır etmek > sabretmek, kayıp olmak > kaybolmak, emir etmek > emretmek, haciz etmek > haczetmek vb.

 NOT  Kimi sözcüklerde hece düşmesi olmaz: avucuna, topuğunu, burun buruna, gönülden gönüle, ağıza, babadan oğula , Ömür’ün (özel ad), Gönül’ü (özel ad) vb.

Ünsüz Düşmesi

Sözcüğün aslında bulunan bir ünsüz, sözcüğe ek getirildiğinde düşer: ufak – al- mak > ufalmak, yüksek – el – mek > yükselmek, küçük – cük > küçücük, ufak – cık > ufacık, büyük – cek > büyücek, üst teğmen > üsteğmen vb.

“-cik” ekinin somut isim türetmesi durumunda sözcük sonundaki “k” düşmez: karın > karıncık, kapak > kapakçık, kulak > kulakçık

 NOT  Arapçadan dilimize geçen bazı sözcüklerde sondaki ikiz ünsüzler, sözcük yalın durumdayken (eksiz) tekleşir: fenn > fen, hiss > his, redd > ret, tibb > tip, zann > zan vb.

Ses Türemesi

Ünlü Türemesi

a) “-cik, -cık” küçültme ekini alan sözcüklerde ünlü türemesi görülebilir: genc-e-cik, bir-i-cik, dar-a-cık, az-ı-cık

b) Pekiştirme sıfatlarında ünlü türemesi görülebilir: sapasağlam, güpegündüz, düpedüz vb.

c) Sonunda iki ünsüz bulunan yabancı kökenli sözcüklerde son iki ünsüz arasında, söyleyişi kolaylaştırmak amacıyla bir ünlü türetilir: sabr > sabır, nakl > nakil, hükm > hüküm, şükr > şükür vb.

 NOT  Bu sözcüklere ünlüyle başlayan ekler ya da yardımcı eylem getirildiğinde türemiş olan ünlüler tekrar düşer: şükür etmek > şükretmek, nakil etmek > nakletmek, sabrına, hükmünü vb.

Ünsüz Türemesi

a) Türkçede iki ünlü yan yana bulunmaz; bu kurala aykırı yabancı kökenli bazı sözcüklerde iki ünlü arasına bir ünsüz girer: zaıf > zayıf, mai > mavi, fiat > fiyat, konservatuvar, tuval, laboratuvar vb.

Kimi sözcüklerde türeme görülmez: faiz, fuar, fuaye, kuaför, lâik, puan, sual vb.

 NOT  Aslında sözcük sonunda ikiz ünsüz bulunan Arapça sözcükler, Türkçede yalın durumda kullanıldığında sondaki ikiz ünsüzlerden biri düşer; ancak, bu sözcüklere bir ek getirildiğinde ya da bu sözcükler yardımcı eylemle kullanıldığında asıllarındaki ünsüz ortaya çıkar. Bu durum da ünsüz türemesi olarak değerlendirilebilmektedir:

tıp – i > tıbbi, hak – a > hakka, ret etmek > reddetmek, his etmek > hissetmek vb.

b) Kaynaştırma Harfleri: Sonunda ünlü bulunan bir sözcüğe, ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde, iki ünlü arasına giren ünsüzlere [n, s, ş, y (yaşasın)] kaynaştırma harfleri denir. Bu harflerin kullanıldığı yerlerin ayrı ayrı özellikleri vardı

Kaynaştırma harfleri de bir çeşit ünsüz türemesidir: bu – n-a, o- n – a, (çocuğun) oyuncak – ı – n – ı, kapı – s – ı, bahçe – s – i, iki – ş -er, altı – ş – ar, oda – y -a, Ayşe – y-i, gelme – y – ecek vb.

 UYARI  Zamir n’si adı da verilen “n”nin yalnızca iki ünlü arasında türemediği de görülür: bu – n – dan, oda – s – ı – n – da vb.

Seslerin Yer Değiştirmesi (Göçüşme)

Yalnızca konuşma dilinde meydana gelen bu ses olayı, sözcükteki bazı seslerin yer değiştirmesidir. Bu ses olayı yazı diline yansımaz:

ÖRNEK
toprak → torpak , lanet → nalet, ekşi → eşki, sarımsak → samirsak, yalnız → yanlız, yanlış → yalnış, risk → riks vb.

Ulama

Ünsüzle biten sözcükten sonra ünlüyle başlayan bir sözcük gelirse iki sözcük birbirine bağlanarak okunur. Buna ulama denir. Ulama konuşma dilinde ortaya çıkan bir ses olayıdır.

ÖRNEK
Zarf, elden ele gönderilerek arka sırada oturan Ahmet’e ulaştırıldı.

Bu cümledeki “elden ele”, “gönderilerek arka”, “oturan Ahmet” sözcükleri arasında ulama meydana gelir. “Zarf” sözcüğünden sonra virgül (,) kullanıldığından “zarf elden” sözcükleri arasında ulama olmaz.

Bakabilirsin:  Anlamına Göre Cümleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir