Yazım Kuralları

Bu bölümde, sözcüklerin yazıya geçirilmesinde uyulması gereken en önemli yazım kuralları ele alınmıştır. Hemen her gün yazı dilinde karşılaşılan sözcüklerin yazımı ve uyulması gereken temel kurallar bilinmelidir.

Ses Olaylarıyla İlgili Yazım Kuralları

Ünlü Düşmesi

İkinci hecesinde dar ünlü (ı,i,u, ü) bulunan iki heceli bir sözcük, ünlüyle başlayan bir ek aldığı zaman ikinci hecedeki dar ünlü genellikle düşer. Bu ses olayı yazıya yansır:

ÖRNEK
beyin / beynimiz, alın / alnında, / gönül / gönlünü, oğul / oğlunuz, çevir- / çevril- vb.
 UYARI  Kimi sözcükler bu kuralın dışındadır: avuç / avucundan, çığır / çığırını, bağır- / bağırış.

Ünsüz Yumuşaması

Sonunda “ç, k, p, t” (ketçap) sert ünsüzlerinden biri bulunan bir sözcük, ünlüyle başlayan bir ek aldığında sondaki sert ünsüz yumuşar ve “b, c, d, g, ğ”den birine dönüşür. Bu ses olayı yazıda gösterilir:

ÖRNEK
kazanç / kazancı, tarak / tarağı, ahenk / ahengi, dolap / dolabı, dip / dibi, geçit / geçidi, yurt / yurdumuz vb.
 UYARI  Tek heceli sözcüklerin ve yabancı kökenli sözcüklerin birçoğunda bu kurala uyulmaz:

ÖRNEK
saç / saçını, üç / üçünü, kek / keki, kök / köküne, ip / ipe, küp / küpünü, at / atına, süt / süte; merak / merakı, hukuk / hukuka, cumhuriyet / cumhuriyetin, sepet / sepete.

Ünsüz Benzeşmesi

Bir sözcüğün sonunda sert ünsüz (f,s,t,k,ç,ş,h,p) bulunuyorsa bu sözcüğe gelen ekler de sert ünsüzle başlar:

ÖRNEK
af-tan, kes-ti, mart-ta, 4’ten (dörtten), çiçek-ten, kaç-ti, düş-kün, 1985’te (bin dokuz yüz seksen beşte), bırakmış-tır, ilah-tır.

Ünlü Daralması

Sonunda düz-geniş ünlü (a,e) bulunan eylemlere “-yor” eki getirildiğinde bu ünlüler darlaşarak “ı,i,u,ü” olur. Bu ses olayı yazıda gösterilir:

ÖRNEK
bekle-yor > bekliyor, kana-yor > kanıyor, bulma-yor > bulmuyor, görmeyor > görmüyor vb.
 UYARI  “De-, ye-” eylemlerinde de kimi durumlarda daralma görülür:

ÖRNEK
de-y-en > diyen, ye-y-ecek-siniz > yiyeceksiniz
 UYARI  Söyleyişte birçok sözcükte daralma meydana gelir. Ancak, söyleyişteki daralmalar yazıya yansımaz:

ÖRNEK
bekleyen (bekliyen: yanlış), anlayanlar (anlıyanlar: yanlış), gelmeyeceğim (gelmiycem: yanlış)

n > m Değişmesi

Kimi sözcüklerde “b”den önce gelen “n” ünsüzü “m”ye dönüşmüştür:

ÖRNEK
canbaz > cambaz, saklanbaç > saklambaç, çenber > çember vb.
 UYARI  Kimi birleşik sözcüklerle özel adlarda bu durum görülmeyebilir: İstanbul, Safranbolu, düzenbaz, sonbahar, onbaşı vb.

Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler

Cümle büyük harfle başlar:

ÖRNEK
Gece yarısına yakın bir saatte düğünden ayrıldılar.
 UYARI  Bir cümlede tırnak ya da yay ayraç (parantez) içine alınan cümleler büyük harfle başlar ve bu cümlelerin sonuna gereken noktalama işareti konur.

İki kısa çizgi arasına yazılan açıklama cümleleri büyük harfle başlamaz:

ÖRNEK
Atatürk, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” demiştir.

O zamanlar ( Ben daha ilkokuldaydım.) televizyon, hayatımızda bu kadar etkili değildi.

Burası – belki bilirsiniz – issiz, tenha, enikonu dağ başı gibi bir yer. (E.Ekrem Talu)

 UYARI  İki noktadan sonra yazılan cümle ve özel adlar büyük harfle başlar. Ancak, iki noktadan sonra cümle niteliğinde olmayan örnekler büyük harfle başlamaz:

ÖRNEK
Kasabanın kendine özgü bir yönü var: Pazarında yalnızca organik ürünler satılıyor.

Arkamızdaki evlerin sahibi Hacı Budaklar’ın benim kadar bir çocukları vardı ki en çok, adı hoşuma giderdi: Mistik. (Ö. Seyfettin)

Bu yaşta cihanın bütün hadiselerine karşı insanın bir cevabı vardır: kahkaha. (C.Şehabettin)

Kayıt için gerekenler: nüfus cüzdanı, fotoğraf…

Rakamla başlayan cümlelerde, rakamdan sonra gelen sözcük küçük harfle başlar:

ÖRNEK
2008 yılında okuldan mezun oldu.

Tırnak içine alınan örneklerle başlayan cümlelerde tırnak içindeki ilk sözcük büyük harfle başlar:

ÖRNEK
“Saygı, sevgi, hoşgörü, güven…” kavramlarını somut hale getirmeye çalışmış bu hikâyede.

Dizeler genellikle büyük harfle başlatılır:

ÖRNEK

Bütün sevgileri atıp içimden

Varlığımı yalnız ona verdim ben.

Elverir ki bir gün bana derinden

Ta derinden bir gün bana: “Gel!” desin. (A.Kutsi Tecer)

Özel adlar büyük harfle başlar

Kişi adları, soyadları:

ÖRNEK
Mustafa Kemal Atatürk, Kazım Karabekir, Namık Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yunus Emre, Franz Kafka, Lev Tolstoy vb.

Takma adlar:

ÖRNEK
Server Bedi (Peyami Safa), Ali Gıcırlı (Kemal Tahir), Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı) vb.

Kişi adlarından önce ya da sonra kullanılan saygı sözleri, lakaplar, unvanlar, rütbe adları

ÖRNEK
Sayın Prof. Dr. Abide Doğan, Vali Cihan Bey, Avukat Kemal Bey, Genç Osman, Mareşal Fevzi Çakmak vb.
 UYARI  Akrabalık belirten sözcükler, büyük harfle başlamaz. Ancak bu sözcükler lakap olarak kullanıldığında büyük harfle başlar:

ÖRNEK
Fatma hala, Şadiye teyze, Osman amca, Özkan dayı vb. Dayı Mehmet, Nene Hatun, Dede Korkut, Damat Ferit, Sultan Ana, Gülsüm Bacı vb.

Resmi yazılarda ve mektuplarda hitap sözleri büyük harfle başlar:

ÖRNEK
Sayın Başkan, Sayın Kaymakam Sevgili Arkadaşım, Değerli Büyüğüm vb.

Millet, boy, oymak adları:

ÖRNEK
Türk, Fransız, Alman; Kırgız, Özbek, Türkmen; Karakeçili, Hacımusalı vb. e-Devlet adları: Türkiye Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri vb. f-Dil ve lehçe adları: Türkçe, İngilizce, Almanca; Felemenkçe, Kırgızca, Özbekçe vb.

Din ve mezhep adları ile bunların mensupları:

ÖRNEK
Müslümanlık, Müslüman; Hristiyanlık, Hristiyan; Musevilik, Musevi; Budizm, Budist; Protestan, Katolik vb.

Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar:

ÖRNEK
Allah, Tanrı, Mikail, Zeus, Afrodit vb.

Kurum, kuruluş, kurul adları:

ÖRNEK
Türk Tarih Kurumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kurulu, Radyo Televizyon Üst Kurulu vb.

Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge adları:

ÖRNEK
Dernekler Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Adli Kolluk Yönetmeliği, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü vb.
 UYARI  Kurum, kuruluş, kurul, kanun, yönetmelik vb.ni bildiren sözcüklerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğunda, bu sözcükler büyük harfle başlar:

ÖRNEK
Geçen yıl Meclis yoğun bir çalışma içindeydi.

Söz konusu Yönetmelik’in 4. maddesinde…

Belirtilen bu Kanun’un 2. maddesinin a bendi… vb.

Yapı adları:

ÖRNEK
Dolmabahçe Sarayı, Süleymaniye Camii, Zenger Paşa Konağı, Sait Halim Paşa Yalısı, Çankaya Köşkü, Ankara Kalesi, Galata Köprüsü, Boğaz Köprüsü, Meçhul Asker Anıtı vb.

Kıta, deniz, göl, ırmak, dağ, ova, geçit gibi, coğrafi yer adları:

ÖRNEK
Avrupa, Marmara Denizi, Hazar Gölü, Dicle Nehri, Erciyes Dağı, Konya Ovası, Zigana Geçidi vb.

İl, ilçe, köy, semt, bulvar, cadde, sokak adları:

ÖRNEK
Ankara, Çankaya, Hıdırlı köyü, Bahçelievler, Birlik Mahallesi, Atatürk Bulvarı, Necatibey Caddesi, Karanfil Sokak vb.

Yer bildiren özel adlarda kısaltmalı bir söyleyiş olduğunda, bu sözcükler büyük harfle başlar:

ÖRNEK
Hafta sonunda Boğaz’dan geçen gemiler…

Oraya Bulvar’dan çıkılabilir. vb.

Özel ada dahil olmayan “il, ilçe, bucak, belde, köy” sözcükleri küçük harfle başlar:

ÖRNEK
Ankara ili, Çankaya ilçesi, Yedigöze köyü vb.

Özel adla birlikte kullanılan “mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak” sözcükleri büyük harfle başlar:

ÖRNEK
Aşağı Eğlence Mahallesi, Taksim Meydanı, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Güvenlik Caddesi, Kuzgun Sokak vb.

Yön adları bir bölge ya da kıta, hayat tarzı, düşünce vb. anlamlar taşıdığında büyük harfle başlar:

ÖRNEK
O dönemde Batı, ekonomik kalkınma için…

Doğu’nun ünlü düşünürleri…

13.yy.da Doğu medeniyeti… vb.

 UYARI  Yön adları, yalnızca yön belirttiğinde küçük harfle başlar. Bölge adlarında kullanıldığında büyük harfle başlar:

ÖRNEK
Güneydoğu Anadolu, Batı Karadeniz, Yakın Doğu; Marmara’nın doğusu, binanın güney cephesi vb.

Sanat eserleri, kitap, gazete, dergi adları:

ÖRNEK
Nutuk, Kaplumbağa Terbiyecisi, Şair Evlenmesi, Aşk-ı Memnu, Çalıkuşu, Milliyet, Hürriyet, Türk Dili, Bilim Teknik vb.
 UYARI 
  1. Özel ada dahil olmayan “gazete, dergi, tablo vb.” sözcükleri büyük harfle başlamaz: Hürriyet gazetesi, Bilim Teknik dergisi, Mona Lisa tablosu vb.
  2. Eser adlarında geçen bağlaçlar ( ve, ile, yahut, ki, de, da ) ile” mi, mi” soru edatı küçük harfle başlar: Taaşşuk-1 Talat ve Fitnat, Vatan yahut Silistre, Tahir ile Zühre, Diyorlar ki, Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe vb.
Bakabilirsin:  Birleşik Fiillerde Anlamlar

Gök bilimde kullanılan özel adlar:

ÖRNEK
Samanyolu, Güneş, Dünya, Jüpiter, Antares, Akrep Takımyıldızı, Ay, Europa vb.
 UYARI  “Güneş, dünya, ay” sözcükleri terim anlamı dışında kullanıldığında küçük harfle başlar:

ÖRNEK
Krizden bütün dünya etkilendi. Bu gece, ay çok parlak görünüyor. vb.

Tarihi olay, çağ ve dönem adları:

ÖRNEK
Kurtuluş Savaşı, Sakarya Meydan Muharebesi, Cilalı Taş Devri, Orta Çağ, Lale Devri, Tanzimat Dönemi, Milli Edebiyat Dönemi vb.
 UYARI  Tür veya tarz bildiren terimler küçük harfle başlar:

ÖRNEK
halk edebiyatı, divan edebiyatı, eski Türk! edebiyatı, Türk halk müziği vb.

Milli ve dini bayramlar, özel gün adları:

ÖRNEK
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Kurban Bayramı, Anneler Günü, Öğretmenler Günü vb.

Özel adlardan türetilen kelimeler:

ÖRNEK
Türkçülük, Türkçe, Türkolog, Asyalı, İzmirli vb.

Yer, ulus adlarıyla kurulan birleşik sözcüklerde özel adlar:

ÖRNEK
Ankara keçisi, Van kedisi, Antep fıstığı, Hindistan cevizi, Arap atı, İngiliz anahtarı vb.

Hayvan adları:

ÖRNEK
Boncuk, Pamuk, Sarıbaş, Ponpon vb.

Açık oturum, kurultay, şölen adları:

ÖRNEK
Türk Kültürü Görsel Şöleni, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Açık Oturumu vb.

Sayıların Yazımı

Sayılar gerekli görülen yerlerde yazıyla yazılabilir. Bu durumda sayı adları yazıya ayrı ayrı geçirilmelidir:

ÖRNEK
Dün akşamki toplantıya otuz dört kişi katıldı.

Banka işlemlerinde ve parayla ilgili belgelerde -araya başka sayı adı katılmaması düşüncesiyle sayıların bitişik yazılması zorunludur.

ÖRNEK
İkibinsekizyüzon … gibi

Tarihlerin Yazımı

Bilinen bir tarihi anlatan ay, gün adları her yerde büyük harfle yazılır:

ÖRNEK
TBMM, İkinci İnönü Muharebesi’nden biraz önce, 12 Mart 1921’de İstiklal Marşı’nı kabul etti.

Ay ve gün adları yanlarında rakam olmadan kullanıldıklarında küçük yazılırlar:

ÖRNEK
Bilgisayar kursumuz ağustos ayında sona erdi.

Sizinle çarşamba günü görüşelim.

Gün bildiren tarihler, aşağıdaki biçimlerde yazılabilir:

ÖRNEK
28 Ekim 1991

28. 10. 1991

28. X. 1991

İkilemelerin Yazımı

İkilemeler ayrı ayrı yazılır, sözcükler arasında herhangi bir noktalama işareti kullanılmaz:

ÖRNEK
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak… (Ahmet Haşim)

Vurgusu son hecede bulunan ikilemeler bitişik yazılır.

ÖRNEK
çıtçıt, cızbız, hoşbeş, altüst (etmek), yüzgöz (olmak), karmakarışık vb.

Deyimlerin Yazımı

Deyimi oluşturan sözcükler, ayrı yazılır:

ÖRNEK
Etekleri zil çalmak, küplere binmek, göz kulak olmak vb.

Deyimlerdeki özel adlara gelen ekler, kesme işaretiyle ayrılmaz:

ÖRNEK
Ali’nin külâhını Veliye, Velinin külâhını Aliye.

“-de” Eki ve “de” Sözcüğünün Yazımı

Ek olan “-de” nin özellikleri

a) Sözcüğe bitişik yazılır.

b) “-de” eki ismin bulunma hali ekidir. Eklendiği sözcüğü “ne de/nerede, kimde, ne zaman” sorularıyla bulunan dolaylı tümleç ve zarf tümleci yapar.

c) Ünlü ve ünsüz uyumlarına uyar.

d) Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı genellikle bozulur.

ÖRNEK
Evde kimsenin olmadığını geç fark ettim.

Ona sokakta, sinemada, okulda rastlayabilirsiniz.

1985’te burada oturuyorlardı.

Bağlaç olan “de” nin özellikleri

a) Sözcükten ayrı yazılır.

b) Cümleye “dahi, bile, yanı sıra” anlamı katar.

c) Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı genellikle bozulmaz.

d) Sadece ünlü uyumuna uyar.

ÖRNEK
Dün sinemaya Fatma da geldi.

Bunları bir de senden duyalım.

Çabuk gelecek de gideceğiz.

İşi hemen bitir de gidelim.

“-ki” Eki ve “ki” Sözcüğünün Yazımı

“-ki” ekinin özellikleri

a) Ünlü uyumlarına uymaz, sözcüğe bitişik yazılır; ancak kendinden önceki sözcüğün son ünlüsü (ü) ise (kü) biçimine girer:

ÖRNEK
Üzerindeki pantolonun kumaşını uzak bir akrabanın Sirkeci’deki dükkânından aldığını söylüyordu.

Bugünkü işimiz uzun sürmez.

b) Ek olan “-ki”, ya eklendiği sözcükleri sıfat yapar ya da bir ismin yerine geçerek zamir görevinde kullanılır:

ÖRNEK
Ötekiler de bu savaşımda yer alıyorlardı.

Bir sonraki aday oyun için henüz sahneye çıkmıştı.

Benim kazağım beyaz, seninki mavi.

Bağlaç olan “ki”nin özellikleri

a) Kendinden önce gelen sözcükten ayrı yazılır.

ÖRNEK
Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer. (Hayali)

Eve geldim ki ne göreyim!

Tabii ki seninle gurur duyuyorum.

b) “-ki” ekinden farklı olarak vurgulu söylenir.

 UYARI  “Sanki, oysaki, mademki, belki, halbuki, çünkü, meğerki” sözlerindeki “ki”ler zamanla kalıplaştıkları için bitişik yazılır.

“mi” Soru Edatının Yazımı

a) “mi” soru edatı sözcüklerden ayrı yazılır.

ÖRNEK
Dün okula gitmiş miydin?

Ona, doğruları söyledin mi?

Bunları da alacak mısınız?

b) “mi” ikilemelerde pekiştirme anlamıyla kullanılır. Ayrıca “zaman” anlamıyla cümleleri bağlar.

ÖRNEK
Karşıdan güzel mi güzel bir köpek geliyor.

Yemek yedi mi keyfine diyecek olmaz.

Birleşik Sözcüklerin Yazımı

“-a, -e, -ı,-i, -u, -u” zarf-fil (ulaç) ekleriyle oluşturulan kurallı birleşik eylemler bitişik yazılır:

ÖRNEK
gelebilmek. olagelmek, bakakalmak, gidedurmak, düşeyazmak, gelivermek, gitmeyegör vb.

İsim soylu bir sözcükle “etmek, olmak, eylemek, kılmak, buyurmak” yardımcı eylemlerinden oluşan birleşik eylemlerde, isim unsurunda bir ses türemesi ya da düşmesi meydana gelmiyorsa sözcükler ayrı yazılır.

İsim unsurunda ses düşmesi ya da türemesi oluyorsa sözcükler birleşik yazılır:

ÖRNEK
sarf etmek, fark etmek, terk etmek; hissetmek, zannetmek, reddolunmak, kaybolmak, hicvetmek, haczetmek vb.
 UYARI  Yalnızca söyleyişte ses yumuşaması olan birleşik eylemler ayrı yazılır:

ÖRNEK
ayırt etmek, azat etmek vb.

Ses düşmesi olan birleşik sözcükler bitişik yazılır:

ÖRNEK
nasıl (ne asil), niçin (ne için), pazartesi (pazar ertesi), kaynana (kayın ana), sütlaç (sütlü aş), birbiri (biri biri) vb.

Sıfat ya da isim tamlaması biçiminde oluşmuş ve bu biçimde kalıplaşmış yer adlarıyla, dağ, ova, deniz, göl, akarsu adları bitişik yazılır:

ÖRNEK
Çanakkale, Şebinkarahisar, Kadıköy, Konutkent, Yenimahalle; Uludağ, Kocatepe, Akdeniz, Acıgöl, Kızılırmak, İncesu vb.

Özel adlarla sanlardan oluşmuş cadde, sokak, alan… adları büyük harfle başlayarak bitişik yazılır:

ÖRNEK
Necatibey Caddesi, Kemalpaşa ilçesi vb.

“Baş” sözcüğüyle oluşan tamlamalar bitişik yazılır:

ÖRNEK
başbakan, başhekim, başkahraman, başrol, başkent vb.

“Ev” sözcüğüyle ve “hane” sözcüğüyle oluşan birleşik sözcükler bitişik yazılır:

ÖRNEK
aşevi, basımevi, huzurevi, yayınevi; dershane, yazıhane, kahvehane vb.
 UYARI  Kullanımdaki yaygınlık nedeniyle “eczane, hastane, pastane, postane” sözcükleri bu biçimde yazılmaktadır.

Sözcüklerden her ikisi ya da ikincisi, birleşme sırasında benzetme yoluyla anlam değişmesine uğramışsa bu tür birleşik sözcükler bitişik yazılır:

ÖRNEK
aslanağzı, akşamsefası, karafatma, kargaburnu, balıksırtı (desen), tavukgöğsü, gülkurusu (renk), yavruağzı (renk) vb.

Ara yönler bitişik yazılır

ÖRNEK
güneydoğu, kuzeybatı vb.
 UYARI  “Dış, iç, öte, sıra” sözcükleriyle oluşturulan birleşik sözcükler ayrı yazılır:

ÖRNEK
çağ dışı, sıra dışı; hafta içi, yurt içi; mor ötesi, kızıl ötesi; ardı sıra, yanı sıra vb.
 UYARI  “Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, iç, dış, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, tek, çok, çift” sözcüklerinin başa geldiği birleşik sözcükler ayrı yazılır:

ÖRNEK
alt yazı, üst kat, ana dili, ön söz, art niyet, yan etki, karşı oy, iç tüzük, dış hat, orta kulak, küçük parmak, sağ bek, sol açık, peşin hüküm, bir hücreli, iki anlamlı, çok hücreli vb.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir